16 Şubat 2011 Çarşamba

Garip bir Gün

     Bu yazıyı okuduktan sonra sizden bişey yapmanızı isteyeceğim. Lütfen yapın, çok hoşunuza gidecek. Önce geçmişi yazıya dökelim unutulmadan...
     Bugün durgunum biraz. Nedeni bilmiyorum ama öyleyim. Bu dorgunluktu belki yüzümde bir gülemseye sebeb olacak neden... İnternette dolaşırken hiç beklemediğim bir video karşıma çıktı. Zihnimin hiç aramadığı fahat bilinçaltımın hararetle istediği -şu an farkına vardım- bir video. Sonra düşündüm bugün bir işim olsa, dışarıda olsam veya herhangi bir nedenden dolayı bilgisayar başında olmasam, veya bilgisayar başında olsam da internette gezinmesem veya bu video karşıma çıkmasa, gerçekten bu günün bana en ufak bir katkısı olmayacaktı...
     Şiirin sesi gelince kulaklarıma ve beynim yorumlayınca bu sesi ve kalbe düşünce hüzün, kalp de dillendi bügün... Bir başka sevdim bugün şiiri...Benim yapmadığım bir şeyi şiir yaptı bugün kuytu köşesinden çıkıp; "ruhumu dinlendirdi". Her gün yorulunca bedenler koşar yatağa hızlıca. Bide nazlıdır ki beden sıcak döşek arar. Bulamayınca arar durur rahat bir konak. Bulmazsan harap eder seni, yıkar perişan eder. Bide bedenin hapsettiği - kafesinde- ruh vardır. Esirdir. Unutur onu insan. Yerden yere vurur da, "ah" demez ruh... Boynu bükük köşesine çekilmiştir biçare...
      Bir şiir dinledim ki bugün yüreğim titredi. Bir şiir dinledim ki bugün kafesimin kapaları aralandı. Dinlendi ruhum nihayet uzun bir yorgunluktan sonra. Teşekkür etti belki de bilmem, bilmem ne fısıldadı kalbime ama yüzümdeki bu gülümseme bilirim ki ondan ötürü.
      Bir şiir dinledim ki bugün, çok mu farklıydı diğerlerinden, yok hayır. Ne anlatıyodu yazarı kimdi, inan ki hatırlamıyorum. Ama yakaladı bir yerimden. Çok mu duyguluydu bilmem ama tam zamanında çaldı kapımı ben sigarının dumanını seyre dalarken. Sigara dumanını izliyordum evet, dumanın elindeki görülmez kalemin boşlukta yarattiği şekilleri izliyordum. Ve yanda bu şiir. Ne güzel bir andı bilemezsiniz. O anda bir sıgara dumanı olmak isterdim elbet. Bolukta süzülmek hiç bir şeye aldırmadan, hiç bir dala konmadan uçmak ve yok olmak.
Ruhum dinlendi bugün bir şiirle. Bedenim kıskandı onu delice...Aynı şeyi sizin de yapmanızı istiyorum. Bunu nasıl yaparsınız bilmem ama ne olur yapın. Sağlıcakla kalın. :)

O şiir,
Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta, hayta yürümeden
Geleceğim diyorum geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüdü ankaydın elim tüylerine değdi
Sevda duvarını aştım sendeki bu tılsım neydi
Başka bir gezegenden de olsa dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem ne olur takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülürde kanama başlarda yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde kesin takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır yağmursa arsız
Hey benim alfabemdeki kadim elif
Ne güzellik ne da tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım, sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerler geleceğim
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Bahattin KARAKOÇ

İbrahim SADRİ'nın sesinden dinlemek için TIKLA.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder