15 Şubat 2011 Salı

Biz

Geçenlerde lise arkadaşımız Fatma ile buluştuk. Güzel bir buluşma oldu. Fatma'yı uzun zamandır görmemiştik. Sohbet ettik hoşça vakit geçirdik. Liseden, eskilerden ve tabi ki yeni hayatlarımızdan konuştuk. İşte o an durup baktım bize, karşımızda 8 senedir hayatımızda olan bir arkadaşımız duruyordu ve bizler onun hayatını dinlerken kendi hayatımızı hep beraber dile döküyorduk. Biri bir şey söylerken diğeri konunun devamını dile getiriyordu. Ve o an Fatma'nın bizden farkı ne diye düşündüm. O da bizimleydi. O da bizle aynı sıralarda ders çalışmış, aynı sınavlara girmiş, aynı yüzleri görmüş, aynı sesleri duymuştu. Ama hayat onu bambaşka bir yere sürüklerken bizleri yine bir arada göndermişti Samsun'a. İşte o zaman anladım ne kadar şanslı olduğumuzu. Aynı yerde olduğumuzu öğrenince ne kadar şanslısınız diyenlere hep hayır bu şans değil biz böyle olmasını istedik ve böyle oldu dediğim zamanları düşündüm. Onlar haklıydı. Biz şanslıyız. Çünkü birbirimizi bırakmayacak cesarete sahiptik. Biz, bizi başka herşeyden öte bir yere koyup, bize inanıp beraber olmayı seçtik. Daha iyi bir üniversite, daha iyi bir şehir, daha iyi bir eğitim peşinde olmadık. Bize onlardan daha çok önem verip yeryüzünde en iyi üniversitelerde, en gelişmiş şehirlerde yaşayan insanlardan daha önemli bir şeye sahip olduk: birbirimize. Ne mutlu bize ki kader bizi bir araya getirdi ve ne mutlu bize ki kolay yolu seçip hayatın bizi sürüklemesine izin vermedik ya da sürüklenirken ellerimizi bırakmadık. Hep inanmıştım özel olduğuma, farklı olduğuma. Evet bu biraz kendini beğenmişlik, bencillik belki ama artık biliyorum ki özelim. Farklıyım. Ben olduğum için değil. Beni ben yapan dostlara sahip olduğum için. Ve bu yüzden hepimiz bu çok özel zinciri yaratan çok özel birer parçalarıyız. İnsanın düşünmeden sırtını yaslayabileceği birilerinin olması çok güzelmiş. Ne mutlu ki bana bende tam 8 tane var...
İyi ki varsınız... En mutsuz olduğum, gözümde yaşlar olduğu zamanlarda bile beni güldürmeyi başarabildiğiniz için, her düştüğümde elinizi uzatacağınızı bildiğim için, yanlışlarımla beni kabul ettiğiniz için, kulağımdan şen kahkahalarınızı esirgemediğiniz için, en zor anlarda kulağıma güzel sözlerinizi fısıldadığınız için, sevgilerin en güçlüsünü tattırdığınız için, ama en önemlisi de bana şükretmeyi öğrettiğiniz için, iyi ki varsınız...
Sizi yüreğimin en derin köşesinde bile seviyorum. Acılarımda da, hüzünlerimde de, mutsuzluklarımda da.. Her anda seviyorum.. Ve her gün şükrediyorum. Böyle dostlara sahip olduğum için şükürler olsun Allah'ım. Cansınız.. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder