pattis tarlasında örüklü saçlarıynan çapa yapan kızların yazmalarındaki çiçeklerden böceklerden...ay bunun devamını getiremiyorum ne alaka şimdi yahuu :) size iltifat etmeye çalışıyodum ama olmadı, siz anlarsınız artık :) bugün de ne allah adına ne de kendi adıma hiç bişe yapmadığım, dünya üzerinde osuruk kadar iz bırakamadığım bir gün yaşadım. mutsuz muyum, pişman mıyım? tabi ki hayır'la of eveett arasında bi yerdeyim. ben her zaman tembel bir insan olmuşumdur, yapım gereği çok kasamıyorum kendimi, strese gelemiyorum, nalet olsun uzun yaşamanın sırlarından birine sahibim tühh :) çünkü çekirgeler, hayatta ölümden başkası yalaaannn, ne gerek var sıkıntıya ulaaann... deyip kendimi haklı çıkaracak bi nokta daha ekliyorum listeme. bu güzide özelliğimden ötürüdür ki ne ders çalışabiliyorum ne de ders çalışabiliyorum:)) bildiğin garfiyıldın hala kızı, teyzesi, kirvesi durumundayım, hatta garfiyıldın kendisiyim ulan ben. sabahtan akşama yatsam bilgisayarla nikahlansam, yemeksiz olmaz, dominostan pizza sipariş etsem, hemide bedevaaa...ohh ne alaaa:) amaa gelin görün ki yok öyle bir dünya! :( içimde hep isyan eden bi zibidi var, kendi işinin patronu olmak isteyen, emir almaktan nefret eden...bunları da tembelliğime bağladım şuan! kesin kafama göre iş yapayım, canım istedimi yatayım modunda takılmak için böyle bi zibidi var içimde, seviyorum ama seni :)neyse çok sıktım sizi ama günümü anlatmak için bundan başka yazacak şeylerim yok çünkü bomboş bir gün geçirdim. bugünün güneşli güzelim havasını bile içime çekmedim. istemedim. ha bide film izledim, dizi izledim.rutin şeyler, yeni hiç birşey yok. böyle üniversite hayatı mı olur ulaan, sebilerime, sebilerimin sebilerine ne anlatacam lan ben?? nası özendirebilirim civcivlerimi üniversiteye gitmeleri için? 'biz şöyle eğlendik, böyle gezdik, neler neler öğrendik, okul da bi harikaydı ki sorma gitsin' diyemiyecem ben sebilerime:( 'son senem var ya son senem, kabir azabı çeksem daha iyiydi, bitsin diye dua etmekten ders çalışamadım' falan diyebilirim. ya da yalan söylerim. bilinmezlerdeyim a dostlar :)
hep sizden mi bahsediciiz terki diyar eyleyen dostlar, biraz da sapıtalım yani :) önceki yazıya cevap veriyim, bi kere orda pamuk şekerim diye bişe yok, lütfen :) ayrıcaaaa bi an çok korktum gerçekten öyle bişey oldu diye ama okudukça tanıdığım kalbursaman'a hiç benzemediğini farkettim, hatta roman yazar gibi yazmışsın o yüzden de sahte olduğu belli taaam mııı :))) sen bizi kaldırıp rafa koyamazsın, tepene düşeriz bilesin :) bazen düşünüyorum sizler olmasaydınız, neler olurdu diye? hayal gücümü zorluyorum ama direkt karşıma acıların çocuğu emrah geliyo..."benim hiç dostum olmadı kiii" triplerinde. yani kısacası pek ağlak sahneler yazıp yönetiyorum ve hiç sevmiyorum bu senaryoyu. bence hüngür hüngür ağlattığı için arada terkedilen film oskarını alabilir bu filmim. aslında hayal gücüm oldukça kuvvetlidir de niyeyse bi sümüklü oluyo sizin olmadığınız sahneler..böyle ben yetim kalıyorum, hiç arkadaşım yok falan zaten soğuk bi insanım ya kimse yaklaşamıyo yanıma...böyle sümsük sümsük bitiriyorum okulu, ama birincilikle!:) tek sevincim o zaten.çünkü arkadaşım yoksa ders çalışmaktan başka yapacak hiçbir şeyim yoktur ve deli gibi çalışırım, hayal işte :) normalde de derdimi anlatmam pek, bilen bilir, ama o filmde derdimi anlatacak kimsem olmadığı için anlatamam, ve bu içimde büyür..büyür..büyür...önemsiz geçen hayatımın ilerleyen yıllarında kendimi akademik kariyerime vermişken bi kalp krizi, bi anevrizma, bi felç, bi nevroz patlak verir, şanslıysam ölürüm, yoksa yalnız yalnız hastane köşelerinde süründükten sonra bi bakımevine falan yerleşirim...gerisi mühim değil. işte böyle bişe olurdu temelde sanırım, tabi bu en en acıklı versiyonu :) ha bi de şuankinden de bomba bi hayatın(şuan ki bomba değil ama iç güveysinden hallice, çok şükür:p ) hayalini de kurabilirim, öyle de kabiliyetliyim:) hay anasını! :) gene döndük dolaştık sizin öneminize geldik, hadi yine iyisiniz :) neyse çok uzattım, sizi de sıkmayayım...kendinize iyi bakın. girin şu bloğa da iki satır bişe yazın twittırda feysde fink atacağınıza, gene dönüp dolaşıp geleceğiniz yer biziz arkadaş ne var şu twittırda, tanımadığınız millete derdinizi, sevincinizi, zırtınızı, pırtınızı anlatıyonuz? rt olunca madalya mı alıyonuz? ah şu sosyal medya, gözün çıksın emiii! :))