15 Aralık 2011 Perşembe

yazma diyeydin...

başlangıçta sayın stardust'tan şu müzik şeysini kaldırmasını istiyorum ay her seferinde durdurmaktan bıktım, tamam iyi güzel bişe ama ben yeni bi öneri getiricem bence herkes yazısıyla birlikte bi şarkı paylaşsın. tabi sen kurduğun bloğa hiç girmediğin için bunu ne zaman görürsün de düzeltirsin bilemem. erkeklerin bu hallerine sinir oluyorum. şu "çok yoğunum, hiçbişeyi kenarıma(k.çıma) takamam" durumları beni illet ediyo harbi. ne kenarmış(k.çmış) arkadaş bi halt takılı kalmıyo mübarek, alışmadık kenarda(bunu biliyonuz) don durmazmış misali. yaa bu kenar olmadı dur ben yanına azcık açık yazayım :) velhasıl, grup açarsınız ilgilenmezsiniz, sonuçta gene biz orda kendimiz takılacaksak bizim grubumuz da vardı hani :) neyse kızarlar şimdi, çıkarlar gruptan, canlarım :) bak yeminle böyle destan yazma isteğiyle giriyorum şuraya, ama yarıda tıkanıyorum arkadaş. birşeyler alıyo götürüyo ilhamımı, çok üzülüyorum halime :( neyse bende karizma bloggır ayakları yapayım da kimsenin iplemediği günümü anlatayım ballandıra ballandıra :)
pattis tarlasında örüklü saçlarıynan çapa yapan kızların yazmalarındaki çiçeklerden böceklerden...ay bunun devamını getiremiyorum ne alaka şimdi yahuu :) size iltifat etmeye çalışıyodum ama olmadı, siz anlarsınız artık :) bugün de ne allah adına ne de kendi adıma hiç bişe yapmadığım, dünya üzerinde osuruk kadar iz bırakamadığım bir gün yaşadım. mutsuz muyum, pişman mıyım? tabi ki hayır'la of eveett arasında bi yerdeyim. ben her zaman tembel bir insan olmuşumdur, yapım gereği çok kasamıyorum kendimi, strese gelemiyorum, nalet olsun uzun yaşamanın sırlarından birine sahibim tühh :) çünkü çekirgeler, hayatta ölümden başkası yalaaannn, ne gerek var sıkıntıya ulaaann... deyip kendimi haklı çıkaracak bi nokta daha ekliyorum listeme. bu güzide özelliğimden ötürüdür ki ne ders çalışabiliyorum ne de ders çalışabiliyorum:)) bildiğin garfiyıldın hala kızı, teyzesi, kirvesi durumundayım, hatta garfiyıldın kendisiyim ulan ben. sabahtan akşama yatsam bilgisayarla nikahlansam, yemeksiz olmaz, dominostan pizza sipariş etsem, hemide bedevaaa...ohh ne alaaa:) amaa gelin görün ki yok öyle bir dünya! :( içimde hep isyan eden bi zibidi var, kendi işinin patronu olmak isteyen, emir almaktan nefret eden...bunları da tembelliğime bağladım şuan! kesin kafama göre iş yapayım, canım istedimi yatayım modunda takılmak için böyle bi zibidi var içimde, seviyorum ama seni :)neyse çok sıktım sizi ama günümü anlatmak için bundan başka yazacak şeylerim yok çünkü bomboş bir gün geçirdim. bugünün güneşli güzelim havasını bile içime çekmedim. istemedim. ha bide film izledim, dizi izledim.rutin şeyler, yeni hiç birşey yok. böyle üniversite hayatı mı olur ulaan, sebilerime, sebilerimin sebilerine ne anlatacam lan ben?? nası özendirebilirim civcivlerimi üniversiteye gitmeleri için? 'biz şöyle eğlendik, böyle gezdik, neler neler öğrendik, okul da bi harikaydı ki sorma gitsin' diyemiyecem ben sebilerime:( 'son senem var ya son senem, kabir azabı çeksem daha iyiydi, bitsin diye dua etmekten ders çalışamadım' falan diyebilirim. ya da yalan söylerim. bilinmezlerdeyim a dostlar :)
hep sizden mi bahsediciiz terki diyar eyleyen dostlar, biraz da sapıtalım yani :) önceki yazıya cevap veriyim, bi kere orda pamuk şekerim diye bişe yok, lütfen :) ayrıcaaaa bi an çok korktum gerçekten öyle bişey oldu diye ama okudukça tanıdığım kalbursaman'a hiç benzemediğini farkettim, hatta roman yazar gibi yazmışsın o yüzden de sahte olduğu belli taaam mııı :))) sen bizi kaldırıp rafa koyamazsın, tepene düşeriz bilesin :) bazen düşünüyorum sizler olmasaydınız, neler olurdu diye? hayal gücümü zorluyorum ama direkt karşıma acıların çocuğu emrah geliyo..."benim hiç dostum olmadı kiii" triplerinde. yani kısacası pek ağlak sahneler yazıp yönetiyorum ve hiç sevmiyorum bu senaryoyu. bence hüngür hüngür ağlattığı için arada terkedilen film oskarını alabilir bu filmim. aslında hayal gücüm oldukça kuvvetlidir de niyeyse bi sümüklü oluyo sizin olmadığınız sahneler..böyle ben yetim kalıyorum, hiç arkadaşım yok falan zaten soğuk bi insanım ya kimse yaklaşamıyo yanıma...böyle sümsük sümsük bitiriyorum okulu, ama birincilikle!:) tek sevincim o zaten.çünkü arkadaşım yoksa ders çalışmaktan başka yapacak hiçbir şeyim yoktur ve deli gibi çalışırım, hayal işte :) normalde de derdimi anlatmam pek, bilen bilir, ama o filmde derdimi anlatacak kimsem olmadığı için anlatamam, ve bu içimde büyür..büyür..büyür...önemsiz geçen hayatımın ilerleyen yıllarında kendimi akademik kariyerime vermişken bi kalp krizi, bi anevrizma, bi felç, bi nevroz patlak verir, şanslıysam ölürüm, yoksa yalnız yalnız hastane köşelerinde süründükten sonra bi bakımevine falan yerleşirim...gerisi mühim değil. işte böyle bişe olurdu temelde sanırım, tabi bu en en acıklı versiyonu :) ha bi de şuankinden de bomba bi hayatın(şuan ki bomba değil ama iç güveysinden hallice, çok şükür:p ) hayalini de kurabilirim, öyle de kabiliyetliyim:) hay anasını! :) gene döndük dolaştık sizin öneminize geldik, hadi yine iyisiniz :) neyse çok uzattım, sizi de sıkmayayım...kendinize iyi bakın. girin şu bloğa da iki satır bişe yazın twittırda feysde fink atacağınıza, gene dönüp dolaşıp geleceğiniz yer biziz arkadaş ne var şu twittırda, tanımadığınız millete derdinizi, sevincinizi, zırtınızı, pırtınızı anlatıyonuz? rt olunca madalya mı alıyonuz? ah şu sosyal medya, gözün çıksın emiii! :))

1 Aralık 2011 Perşembe

sevgili dostlar.. son yazıyı kimin yazdığını epey düşündüm. nickini bilmiyodum çünküm ama yazının ilerleyen safhalarında "sizsiz ev çok kötü" diyerek ele verdi kendini.. tabii üslubundan anlamam gerekirdi, kızdım kendime:) canlar ballar pamuk şekerler... sizi özlediğimi artık söylemiyorum çünkü alışılıyo beeeea. işt öyle ben de yokluğunuza alıştım. artık canımı acıtmıyo tanıdık yüzlerin olmayışı. çünkü anladım ki hayat her zaman istediklerimizi sermiyo önümüze. ben de fırsat bu fırsat dedim ve 9 senedir aynı yüzlerle monotonlaşan hayatıma renk katmaya karar verdim. yeni arkadaşlar buldum.. önceden nasıl olsa benim dostlarım var hıh yenilerine ihtiyacım yok diyen ben, değiştim.. yeni insanlarla tanışıyorum, muhabbet ediyorum ve güzel arkadaşlıklar kuruyorum. mesela dün bi kafede yalnız otururken tanıştığım bi bayanla buluştum. görseniz öyle tatlı öyle içten ki.. o da yalnızmış burda, onun da arkadaşları uzakta kalmış. öğretmenlik yapıyomuş. beni çalıştığı okuldaki öğretmen arkadaşlarıyla tanıştırdı ve böylece pek çok yeni insan girdi hayatıma. biliyo musunuz o insanlar da bu şehirde yalnız olmaktan yakınıyomuş. böylece aynı kaderi paylaştığım pek çok insanın olduğunu gördüm ve mutlu oldum.. bütün kızlar gıcık değilmiş mesela. gayet cana yakın dost tipler. berabercene kahve içtik saatlerce sohbet ettik. onları yıllardır tanıyo gibiyim. anladım ki sizsiz de hayat çekilebiliyomuş:) bugün de annecimin arkadaşının kızıyla buluştuk. yeni tanışmştık halbuki ama hemencecik kanımız kaynadı birbirimize. ve bana şal hediye etti:):) ben de ona fal baktım:) hafta sonu da görüpşmek üzere ayrıldık. eve geldiğimden beri kaç tane mesaj geldi nerdesin njeler yapıyosun diye.. inanır mısınız gruba da giremiyorum bu yoğunluktan. yaa o kıza benim de hediye almam gerekir sanırım. ama jipine benzin doldurcam, ona karar verdim:) kendimi yüksek sosyeteye girmiş gibi hissediyorum yaa çok keyifli. yarın gece canlı müziğe çağırıyo beni başka arkadaşlar.. ama yarın biraz yalnız kalıp kendime zaman ayırmak istiyorum çünkü son zamanlarda bunu pek yapamıyorum.. sizinle unutulmaz anılar yaşadık, dostluklar kurduk.. inşallah benim gibi siz de yeni dostlar bulursunuz da bulduğumuz yeni dostlarla koskacaman bi aile oluruuuuzz.. sizleri seviyorum.. mucak:):)

ahhh ahhhh..... yeriniz böyle kolay dolar mı len manyaklar:) oturuyom işte mal gibi yalnız yalnız:(:(:(

bu yazının bi başlığı yooookkk :)

kendimi dünyanın en karizmatik işini yapan, eve geldiğinde saçlarını çözüp elinde bir kadeh en kaliteli içkisiyle koccaman penceresinden cafcaflı bol ışıklı new york manzarası izliyen ve kıçı kırık erkek arkadaşının onu aldatmasından başka derdi olmayan biri gibi hissettiren bir şarkı dinliyorum :)) kısa süreli olsa da böyle hissetmek güzel...buraların unutulduğundan yakınan dostlar var görüldüğü gibi üstüme alınmıyorum, epeydir aklımdaydı yazmak ama istatistiklere bakarsak bi sen okuyacaksın kalbur saman... olsun sana seslenmek dünyanın en güzel eylemii :) aslında kendimizi tüketim çılgınlığına kaptırmasak burası çok daha güzel olurdu ama tt- fb gibi çerezlerle uğraşarak söylenecek uzuuun cümlelerimizi yutuyoruz ve herşeyi çabuk çabuk yaşıyoruz...aksi olsaydı, herkes burada birşeyler yazsaydı ne güzel olurdu değil mi ama ? ama yoookk illee panpişler cicişler takip edilecek, durumlar güncellenecek :) oyy oyyy!
sevgili dostlaar! ne olacak halimiz diye sormak istiyorum ve içimi rahatlatacak bir cevap duymak..ama nirdeee:( sizi özlüyorum ve bundan sonra hep böyle olacak biliyorum, ömrüm sizi özlemekle geçecek, pislikler :) sonra şu kpss var. çalışmak istemiyorum, çalışanları ve onların küçümseyen bakışlarını görmek istemiyorum, gözün çıksın emi! :) sizsiz ev çok sıkıcı canlar, ne dedikodu var ne eğlence boka baktık, ölüyorum :( yemin ederim bitsin bu sene başka bişe istemiyorum yaa.. dicem ama tabiki sen beni ciddiye alma allahım, kpssde atanacak puan, güzel bir çalışma ortamı, araba, ev, sağlık, mutluluk falan filan istiyorum biliyosun :) haa mutluluğun belli aşamaları için de bi önkoşul lazım, onu da biliyosun :)
evet ısmarlama dualarımı da gönderdikten sonra iş kalıyo evreni ikna etmeye, hadi bakalıımm :p kafam bulanık, dolanık yazcaklarımı toparlayamıyorum. varlığımı hatırlattıktan sonra size veda ediyorum...sizi çok sevdiğimi söylemiş miydim? :=)