25 Ocak 2011 Salı

Facebook Diyolagları

İki arkadaşımın facebook atışmalarını yayınlıyorum. Yıllar sonra hatırlanması dileğiyle... Hiç değiştirmeden kopyala yapıştır yapıyorum :)

#Sabahın erken saatlerinde uyanıp, dişçiye gidip, saatlerce fil çektirme vs. gibi teferruatlarla uğraştıktan sonra bunları esen rüzgara kaptırıp aslında içinde varolan dişçi korkusunu "filmlerim uçtu" yalanına bağlayıp eve dönen arkadaşım...

#
Ellerinin durup dururken morarmasını kafaya takıp acile gitmeye karar veren,ama aslında bunun sebebinin adi bir kot pantolondan kaynaklandığını farkeden saf arkadaşım :)

#
Erkeklerden dayak yemeye daha ilkokul sıralarındayken elektrik kablosuyla dövülerek başlayan arkadaşım mı deseydim....

#
Okullardaki şiddet geçmişimiz benzer sanırım..malum ben arkadaşlarımı çıldırtmışım sense biricik resim hocanı ve sayende bir iş eğitimi laboratuvarı darma duman oldu ve yüzünün haliniii ise paylaşamıyoruum bile :)

#
Şiddete uğrayışımız benzer; fakat şiddete başvuruşumuz kıyaslanamaz bile.. ben karıncayı bile incitemeyecek kadar yufka kalpli sense arkadaşının gıcırdattığı kapıya sinir olup onu camdan atma teşebbüsünde bulunan fakat başarılı olamayıp yalnızca bileğinde ölümcül bi kesik bırakmakla yetinen insansın.. tabi aşağıya düşen cam parçalarının birilerini öldürme ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerek...


#
Öyleyse '' aldatmak'' duygusunun nasıl bir duygu olduğunu daha lise yıllarında öğrenmiş biri olaraktan vicdan duygusunun ne demek olduğunu senden öğrenmeyi tercih etmeli miyim bilmiyorum :)

#
Nasıl bir vicdan azabı olduğunu anlatmak isterdim de senin kadar terkedilmişliğin acısını yaşamış bi insana bundan bahsetmek ayıp olur doğrusu.... :):):)

#
Evet senin gibi çok iyi terketmeyi bilemedik,terkettiğimizde de bayram havası gibi rahat huzurlu sessiz sakin günler de geçiremedikk :) :)

#
Terketmeyi bileceksin arkadaşım.. bu öyle kaşlarını ters V şekline sokup "hepimiz kardeşiz, bu öfke ne diye.... dağlar oy oy oy" diye ağlamaya benzemez :D:D


Güzel günler bizimle olsun. :) Bir dost...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Anı Defterimiz

Her şey bir arkadaşımın günlüğünü okumamla başladı. O kadar güzel bir duyguydu ki size anlatamam. Hani elinizde sürükleyici bir roman olur ve siz bu romanı bırakmak istemezsiniz. İşte bu anı defteri de beni bu şekilde içine çekti. O gün anladım ki insan sadece geleceğini merak etmiyor, geçmişini de öğrenmek istiyormuş. Şimdi bazı dostlarımın bunu okurken "Geçmiş merak edilmez." dediklerini duyar gibi oluyorum. Ama unutulan geçmişin gelecekten ne farkı vardır ki. İkisi de bilinmeyen değil midir? Bu yüzden de ikisi de merak edilmez mi?
İnsanın geçmişini okuması gerçekten de çok garip bir duygu... Mesela geçmişte ettiğiniz bir felsefik bir cümleyi öğreniyorsunuz. Bunu ben demedim diyorsunuz ama yazılı kaynaklar var. Evet siz yazmışsınız ve ya söylemişsiniz. Ve bu anıları sizin için saklayan biri var. Sizin anınızı sizin için saklayan biri. Ve hayrete düşüyorsunuz...
Dostlarımla 2 metrekare alanda geçmişe daldık. Ve o arada cilt cilt anı defterleri bulunduğumuz odaya geldi. Bir şeyler okuduk ve doyasıya güldük. Ama neye güldük biliyor musunuz, sadece anı defterlerinin sahibinin okuduğu şeylere... İşte o gün böyle bir şey yapmaya karar verdim. Herkesin girip okuyabileceği ama anlam veremeyeceği, sadece bizim yazıp anlayabileceğimiz, herkese açık (sadece bize açık) bir sayfa... Bu nedenle yazılarımızda asla isim kullanmayacağız. Yazılarımızda o gün ne yaptığımızı, neler yaşadığımızı, ilginç olayları, durumları şiirleri, olayları paylaşacağız. Böylece yıllar sonra karanlıkta kalan ve unutulan bu güzel ve mutlu günlere, bu yazılarımız ışık olacak. Belki buraya yazmamız, bir ay kadar sürer. Belki bir yıl, belki de ömrümüz boyunca yazarız. Ne kadar sürerse sürsün, ama bize geçmişi hatırlatsın bu yeter.
Şimdi diyebilirsiniz ki isim olmadan biz kimin ne yazdığını nereden bileceğiz. Size cevabım açıktır. Gerçek dosta isim gerekmez. O dostu kör karanlıklarda bile tanır. Tanımayansa bizden değildir. :)
Bu serüvene 8 kişi başlıyoruz. Aramıza katılacak dostlarımızı da bekliyoruz. An itibariyle yazıyı paylaşıyorum ve Facebook adreslerinize adresi yolluyorum. Sağlıcakla kalın. Bir dost :)