13 Haziran 2011 Pazartesi

polyanna'yı getirin bana :)

Çok sevgili günlük dostları…Tam ilham perilerimin beynime üşüştüğü anda günlüğümüz kapatılınca bu blogda bir iz bırakamadan göçüp gidecem diye çok korktuydum…bana yeni ilham perilerine mal olan ilk yazımı, çalışmam gereken zorlu bir büt öncesi yazma ihtiyacı duydum, acep nedendir ? :) şahsen vicdanımın sızlayan yaralarına pansuman yapmak amacıyla notlarımı yanımda bulunduruyorum. Tabi bazılarının vicdanında herhangi bir hasar oluşmadığı için pansumana da ihtiyaç duymuyorlar, heyursuz evlatlar siziii :)

Neyse, saçma sapan da olsa bişeyler yazmam lazım şu nalet bloğa" Lanet blog mu?". O yüzden başlıyorum,kemerlerinizi takınız lütfen:) her son bir başlangıçtır dostlarım, bunu bizden iyi kimse bilemez sanırım. Lisenin sonlarına yaklaşırken ki halimizi hatırlıyorum da sumukli sumukli, o neydi yahu :) hepimizi sarıp sarmalayan ayrılık korkusu, unutulmamak için sayfalar dolusu yazılan yazılar… şimdi de etrafımızı saran ayrılık bulutlarını ellerimizle savuşturuyoruz, şahsen ben öyle yapıyorum. Sayın ladybug o bulutun içinde gözyaşlarına boğulmaktan kendini alamıyor, suçu buluta atıyor. Bense kaçınılmaz sonu birazcık geciktiriyorum, her zamanki gibi…şimdiden dertlenmenin alemi yok, zamanı gelince bende bulutu suçlarım :) son günlerde keyifli bir telaşın içindeydik, mezuniyet, misafirler derken bir şeylerin bittiğinin farkına da varamadık pek. Mecazi bir bitiş bahsettiğim, yoksa sonlarla işimiz olmaz bizim. Her zaman olduğu gibi güzel başlangıçlar yapmayı, bağları güçlendirmeyi iyi biliriz. O yüzden hüznüm, telaşım, gözyaşım azalıyor, biliyorum ki hiçbir şey bitmiyor. Ama bu bilinç durumu, yaklaşan vedaların yüzümüze tokat gibi çarpmasını da engellemiyor. 4 yılın sonunda buna alışmak olukça zor olacak sanırım. Vizelerde, finallerde, bütlerde ufak bir mola için mutfağa gelip de koyu bir muhabbete dalarak dersi unutmak gibi bir lüksümüz olmayacak artık. Ya da hep birlikte film izlerken kanepeye sığmayınca koca minderi suçlamak… bütün minderler gelebilir artık, koca bir boşluk var kanepede dostlar, yeri hiçbir şekilde dolmayan…tüm gün boyunca hayali kurulan fırında tavuk eve geldiğimizde hala bizi bekliyor olacak, nalet tavuğu bizden başka kimse yemeyecek :) gece erken yattığımda mutfaktan gelen seslere sinirlenip kalkıp kimseye kızamayacağım, ladybug kendi kendine konuşmaya, dedikodu yapmaya başlamadığı sürece… ve daha bir çok şey böyle eksik, böyle sinir bozucu derecede yarım kalacak…

Böyle işte…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder