1 Aralık 2011 Perşembe

bu yazının bi başlığı yooookkk :)

kendimi dünyanın en karizmatik işini yapan, eve geldiğinde saçlarını çözüp elinde bir kadeh en kaliteli içkisiyle koccaman penceresinden cafcaflı bol ışıklı new york manzarası izliyen ve kıçı kırık erkek arkadaşının onu aldatmasından başka derdi olmayan biri gibi hissettiren bir şarkı dinliyorum :)) kısa süreli olsa da böyle hissetmek güzel...buraların unutulduğundan yakınan dostlar var görüldüğü gibi üstüme alınmıyorum, epeydir aklımdaydı yazmak ama istatistiklere bakarsak bi sen okuyacaksın kalbur saman... olsun sana seslenmek dünyanın en güzel eylemii :) aslında kendimizi tüketim çılgınlığına kaptırmasak burası çok daha güzel olurdu ama tt- fb gibi çerezlerle uğraşarak söylenecek uzuuun cümlelerimizi yutuyoruz ve herşeyi çabuk çabuk yaşıyoruz...aksi olsaydı, herkes burada birşeyler yazsaydı ne güzel olurdu değil mi ama ? ama yoookk illee panpişler cicişler takip edilecek, durumlar güncellenecek :) oyy oyyy!
sevgili dostlaar! ne olacak halimiz diye sormak istiyorum ve içimi rahatlatacak bir cevap duymak..ama nirdeee:( sizi özlüyorum ve bundan sonra hep böyle olacak biliyorum, ömrüm sizi özlemekle geçecek, pislikler :) sonra şu kpss var. çalışmak istemiyorum, çalışanları ve onların küçümseyen bakışlarını görmek istemiyorum, gözün çıksın emi! :) sizsiz ev çok sıkıcı canlar, ne dedikodu var ne eğlence boka baktık, ölüyorum :( yemin ederim bitsin bu sene başka bişe istemiyorum yaa.. dicem ama tabiki sen beni ciddiye alma allahım, kpssde atanacak puan, güzel bir çalışma ortamı, araba, ev, sağlık, mutluluk falan filan istiyorum biliyosun :) haa mutluluğun belli aşamaları için de bi önkoşul lazım, onu da biliyosun :)
evet ısmarlama dualarımı da gönderdikten sonra iş kalıyo evreni ikna etmeye, hadi bakalıımm :p kafam bulanık, dolanık yazcaklarımı toparlayamıyorum. varlığımı hatırlattıktan sonra size veda ediyorum...sizi çok sevdiğimi söylemiş miydim? :=)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder